Güneş Işınlarının Zararlı Etkilerinden Korunma

0 280

Güneş Işınlarının Zararlı Etkilerinden Korunma
Güneş ışınlarının vücut üzerine etkileri çok araştırılmış konulardandır. Vücudun D vitamini yapması için güneş ışınlarına ihtiyaç vardır. Bununla beraber güneş ışınlarına gereğinden fazla maruz kalmak vücut için zararlı olmaktadır. Güneşe maruz kalınmasa derinin, seksenli yaşlara kadar canlı ve taze kalacağı ileri sürülmektedir. Kızılötesi ışınların etkisi ile deride kuruma, ince çizgi ve kırışıklıklar ve ayrıca deri kanserleri oluşabilmektedir.

Güneş koruyucuları (sunscreens)

Güneş ışınlarının neden olabildiği erken yaşlanma ve deri kanseri tüm dünya da bir artış eğilimindedir. Özellikle tropikal bölgelerde yaşayanlar solar radyasyona daha fazla maruz kalırlar. Solar radyasyon görünen ışığı içerdiği gibi insan gözüyle görülemeyen kızılötesi ışınları da içerir. Kızılötesi ışınlar deri kanseri oluşumunda rol alırlar. Kızılötesinin A (320-400 nanometre dalga boyu arasındadır) ve B (290-320 nanometre dalga boyu arasındadır) tiplerine uzun süreli maruz kalma sonucu deride, ışın hasarına bağlı yaşlanma olmaktadır. Kızılötesi B, özellikle deride kızarıklık oluşması ve bronzlaşmadan sorumludur.

Hafif derece güneş yanıklarında deri, kızarık ve ağrılıdır. Bu tip yanık 36 günde iyileşir. Daha ileri derecede olan güneş yanığı ikinci derece yanıktır. Bu yanıkta deride içerisi sıvı dolu kabarcıklar oluşur. Güneş yanığı deri rengi ve genetik faktörler açısından rol oynamaktadırlar.

Güneş yanıklarından korunmak için güneş koruyucu krem ve losyonlar geliştirilmiştir. İlk olarak 1928 yılında geliştirilen güneş koruyucuları, “benzyl salicylate” ve “benzyl cinnamate” içermekteydi. Pek çok güneş koruyucuları kızılötesi B ışınlarını engellemek için üretilmişken, günümüzde üretilenler hem A hem de B ışınlarına etkilidir.

Bunlardan organik madde içerenler ışınları emerlerken, opak madde içerenler ışınları yansıtırlar.
FDA (Amerikan gıda ve ilaç idaresi) güneş koruyucularını güneş koruyucu faktör olarak sınıflandırmaktadır (SPF:sun protection factor). SPF 20 olduğunda, anlamı, güneş altında bu losyonun (ya da kremin) kullanılmasıyla hiç losyon (ya da krem) kullanılmaması durumuna göre 20 kat daha fazla sürede güneş ışınlarının deride etkili olacağıdır.

FDA güneş koruyucu faktörleri şu şekilde sınıflandırmıştır:

• güneş ışınlarına karşı en az etkili olan (SPF 2 ile 12 arasında olanlar).

• güneş ışınlarına karşı orta derecede etkili olanlar (SPF 12 ile 30 arasında olanlar)

• güneş ışınlarına karşı yüksek derecede etkili olanlar (SPF 30 ve yukarısında olanlar).

Güneş koruyucular, çoğu doğa aktivitelerinde tavsiye edilmektedir. SPF’ler değişik şekillerde ve allerjik ciltler için de hazırlanmaktadır.

Fiziksel koruyucu etkisi olanlar

Bunlar arasında çinko ve titanyum oksid vardır. Bu maddeler güneş ışınlarının radyasyonunu dağıtırlar, yansıtırlar ya da emerler. Bu maddeler önceleri gözle görülebilen parçacıklardan oluşmaktaydı; ancak günümüzde mikro parçacıklardan hazırlandıkları için gözle görülmeyecek şekildedirler.

Güneş koruyucuları, güneşe çıkmadan 1 saat önce uygulanmalıdır. Güneş koruyucuları dışında solar radyasyondan korunmak için dikkat edilmesi gereken konular vardır.

Bunlar:

• Solar radyasyonun en fazla olduğu saat 1015 arası güneşe çıkılmamalıdır.

• Sıkı örülmüş giysiler koruyucu iken; gevşek örülmüş ya da delikli giysiler daha az koruyucudur.

• Geniş güneşlikti şapka ile yüz, kulaklar ve ense bölgesi korunabilir.

• Bronzlaşmak isteniyorsa dihydroxyacetone (DHA) içeren losyonlar kullanılabilir.

• Özellikle çocuklar, güneş yanığına karşı korunmalıdır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.